paris seferi – 2

Hardcore Sex

paris seferi – 2
– “Akşamki şaraplardan sonra soğuk suyla duş yapmak beni kendime getirdi.”

Dedim belki mastürbasyon yapmadığımı anlar diye umut ederek. Hafifçe gülümsedi evet soğuk duş iyidir dedi ve tekrar telefonunu karıştırmaya döndü. Esma’nın yanından geçip yattığım odaya ilerledim. Hızlıca üzerime bir gömlek, birde casual pantolon giydim hazırdım. Esma da bugün resmi işimiz olmadığı ve şehir gezeceğimiz için spor giyinmişti. Üzerinde beyaz bir body, üstüne lacivert hırka, altına ayak bileklerine kadar inen ama derin bir yırtmacı olan siyah bir etek giymiş, bodysinden memelerinin çatalı, askılı giysisinden siyah sutyen askısı görünüyordu.

Dışarda kahvaltımızı hoş ve eğlenceli bir sohbet ile güle oynaya ettik. Kahvaltımız bittikten sonra Eyfel kulesi, birçok meydan, Lafayet vs. kısacası her yeri gezdik o gün. Öğlen yemeğinde gezmemiz yarım kalmasın diye ayaküstü atıştırdık. Gerçekten çok güzel şehirdi. Yani büyülü, romantik ve mükemmel. Artık akşam oluyordu. Akşam yemeği için otele dönerken yemeği dışarda yemeyi teklif ettim. Bildiği çok güzel bir restorana gittik. Orada akşam yemeğimizi yerken şarap içmeye devam ediyorduk. Sohbet, muhabbet her şey çok güzeldi, açıkçası sohbetinden, enerjisinden, neşesinde hem duygusal hem de cinsel anlamda etkilenmiştim. Saat 24:00 gibi, Esma

– “Dilerseniz bir bara gidebiliriz” deyince,
– “Esma Hanım, sohbetiniz çok güzel ama yarın erken kalkıcaz bugünde çok dolaştık çok yorulduk daha fazla yorulmayalım otele dönelim” dediğimde biraz yüzü asılır gibi oldu ama konuşmaya devam ettim
– ”Otele dönelim sizin içinde sakıncası yoksa sohbetimize odada devam ederiz” dediğimde gülümsedi.
– “Dün akşam sizdeydik, bu sefer siz buyurun benim odama” dedi.

Bu teklifi beni çok mutlu etmiş birazda umutlandırmıştı. Otele döndük, odasına çıkmaya başladık. Oda kapısında rahatsız etmeyin kartı asılı idi.

– “Aaaaa bunu burada unutmuşum” diye söylenerek kartını kapıya soktu içeri girdik.

Kapıdaki karttan dolayı temizlikçiler odasını temizlememişti. Yatağı dağınık kıyafetleri odanın içerisine dağıtılmış koltuğun üzerinde kırmızı, kısa, üst kısmı dantelli bir gecelik, banyo kapısının önünde yerde yine kırmızı bir tanga vardı. Duvarın dibinde yerde üzeri açık duran bavulunun kenarından yine kırmızı renkli sutyeni sarkmıştı.

– “Of, kusura bakmayın sabah acele ile çıkarken dağınık bırakmıştım” diyerek acele ile özellikle iç çamaşırlarını toparlamaya çalışıyordu.

– “Sorun değil ben beklerim, kırmızıyı seviyorsunuz sanırım” deyince iç çamaşırlarını gördüğümü anlayıp hafifçe yüzü kızardı, ama cevap vermedi, mahcup bir şekilde gözlerini benden kaçırarak yere baktı ve eşyalarını toplamak için daha hızlı hareket etmeye başladı.

Esmanın odası benim odama göre çok küçüktü doğal olarak. Yani yatak, duvarda ayna, küçük bir televizyon. Sadece duş teknesi olan küçük bir banyo, o kadar. Bir yandan ortalığı toparlarken bir yandan da konuşuyordu.

– “Üzgünüm, benim odam sizin gibi değil.Süit oda bir tane kalmıştı dolayısı ile bana da bu odayı ayarlamak zorunda kaldık bla bla bla………

– “Hiç sorun değil” diyerek sözünü kestim, mini bara yönelip bir şarap açtım, kadehlere koydum. O esnada ortalığı toparlayan Esma yatağa oturmuştu, ben de masanın yanındaki koltuğa oturdum. Oda o kadar küçüktü ki nerdeyse diz dize oturuyorduk. Kadehlerimizi tokuşturup birer yudum aldık, ikimizde rahatlamıştık, günümüz çok yorucu geçmişti. Artık çok daha gevşemiştik ikimiz de. Esma kahkahalar atıyor, ben anlatıyorum, o da aynı şekilde anlatıyor, birlikte gülüyorduk. Kahkaha atarken öne doğru eğildikçe çatalı zaten görünen dekoltesinden memelerini derinliklerine kadar görüyordum, siyah göğüslerini tam olarak kavramayan bir sutyen takmıştı, nerdeyse uçları hariç tüm memeleri gözümün önündeydi. Biraz fazla bakmış olmalıyım ki göğüslerini detaylı bir şekilde seyrettiğimi Esma hissetti sanırım. İki kadeh şarap içmiştik, yatağın ucunda oturan Esma yatağın baş tarafına doğru daha geriye oturdu sırtını yatak başına dayadı ayaklarını yatağın üzerine kaldırıp dizlerini kendisine doğru çekti. Eteğini düzeltti uzun olduğu için rahat oturuyordu fakat derin yırtmacını hesaba katmamıştı. Dizlerini kendine doğru çekip oturduğunda derin yırtmacı yan taraftan poposunun altını, tam amına denk gelen yeri gözlerimin önündeydi, yine kırmızı minik bir iç çamaşırı giymişti.

Azalan kadehlerimizden son yudumları alırken sohbetimiz sürerken gözüm sürekli aşağıdaydı. Bakışlarımın hedefini fark etmesine rağmen uzun etek giydiği için rahat olan Esma anlatmaya devam ediyordu. Biten şaraplarımızı doldurmak için ayağa kalktım Esma’nın boş kadehini alıp ikimiz içinde şarap doldurdum. Yaklaşıp kadehini geri verirken sanki etrafımızda birçok insan var ve kimsenin duymasını istemiyormuşum gibi bir ses tonu ile “kırmızıyı gerçekten seviyorsunuz” dediğimde ilk önce ne demek istediğimi anlamadı ama bir anda panikle oturuşunu kontrol ettiğinde yırtmacı sayesinde tüm sohbet boyunca kırmızı iç çamaşırını seyrettiğimi anladı. Biraz sitemkâr bir yüz ifadesi ile

– “Çok kötüsünüz neden beni uyarmadınız” dedi. Şarabın ve sohbetin etkisi ile aslında normalde yapmayacağım bir şey yaparak
– “sıkılacak bir şey yok bugün sende beni izlememiş miydin? durumu 1 – 1 yapmış oldum” dedim çakırkeyif bir şekilde sırıtarak. Ama dediklerime ben bile inanamadım, bu sabah duş alırken beni birisini izlediğini hissetmiş ve bunu Esma’ya söyleyerek tabiri yerindeyse yemleme yapmıştım. Söylediklerimden sonra o yüzündeki sitemkâr ve hafif kaşları çatık Esma’nın suratı gitti yerine yine yüzü hafifçe kızarmış mahcup ifadeye sahip bir surat geldi.
– “Ama şeyyy ama ben hımm şöyle ki siz duştayken telefonum çaldı oda içerisinde dolaşarak konuşuyordum bir an aynadan sizi gördüm ama ben sizin gibi dakikalarca sizi seyretmedim” diye kendini savunmaya çalıştı.
– “Tamam, tamam sizi affediyorum” dedim gülerek
– “Ama ben sizi affetmiyorum”
– “Ama siz beni çıplak gördünüz”

Sohbet gitgide eğlenceli bir hal alıyordu, Esma da artık bu konuda konuşurken sitem etmiyor hatta eğleniyordu. Eğlenceli sohbetimiz bir süre daha devam etti, sohbet esnasında Esma iyice rahatlamış artık bacaklarını hatta minik kırmızı külotunu gizleme gereği duymadan rahat bir şekilde oturuyordu. Bende iyice rahatlamış, oturduğum koltuktan aşağıya kayıp sırtımı koltuğa dayamış, bacaklarımı iki yana açıp ortamın ve sohbetin etkisi ile iyice sertleşerek dimdik olan sikimi yumuşak bir kumaşa sahip pantolonumun önünden Esma’nın görebileceği şekilde tam karşısında oturuyordum. Bir ara sohbet öyle bir yere ulaştı ki “Sizde kırmızıyı seviyorsunuz sanırım” diyerek gözü ile pantolonumun önün işaret ettiğinde, hiç farkında değilmiş benim kontrolüm dışında olmuş gibi davranarak aniden kalkıp toparlandım oturuşumu düzelttim “Affedersiniz Esma hanım” diyerek kalkan sikimi saklamaya çalışıyormuş gibi yaptım.

Bu hareketlerim hoşuna gitmiş olacak ki bir kahkaha patlatıverdi Esma, şarabın ve kahkahanın etkisi ile elindeki kadehte bulunan şarabı olduğu gibi kendi üzerine döktü. “Hay Allah ne kadar dikkatsizim” diyerek üzerini eliyle sildirmeye çalışarak ayağa kalktı ve “kusura bakmazsanız üzerimi değişeyim kıyafetim battı” diyerek yerde duran bavulundan iki parça kıyafet aldı. Oda çok küçük olduğu için üzerini değiştirmek için banyoya girdi. Ben çıkmasını bekleyip ne kadar uzun sürdü diye kafamdan geçirirken içerden Esma’nın sesi duyuldu;
– “Orhan Bey bavulumu bana uzatabilir misiniz her şeyim ıslanmış” dediğinde iç çamaşırının da ıslandığını anladım, iki parça kıyafet almıştı ama iç çamaşırı da ıslandığı için bavuldan iç çamaşırı alacaktı ve benden isteyemediği için bavulu istemiş olmalıydı.

Hemen bavuluna yöneldim tam bavulu alıp banyoya götürecekken kapağı açık olan bavulda siyah renkli, ön tarafı dantel arkası ise sadece ip olan bir tanga gözüme ilişti. Bavulu bırakıp içerisinden sadece tangayı aldım banyonun kapısını tıklatıp “buyrun” diyerek tangayı uzattım. Bavulunu bekleyen Esma kapıyı ilk etapta bavulun içeri girmesi için yarısına kadar açtığında duvardaki aynadan kapının arkasında kendisini gizlemeye çalışan Esma’nın çırılçıplak vücudunu ve muhteşem kalçalarını gördüm. Gözleri ile bavulu arayan Esma elimde sadece tangayı gördüğünde büyük bir şaşkınlıkla bana baktı “ama” derken “evet kırmızıyı çok severim ama siyahta favorilerim arasındadır” diyerek elimi biraz daha uzattım. Sözlerimden sonra şaşkınlığı geçen Esma ani bir hareket ile tangayı elimden alıp biraz da sert bir biçimde kapıyı suratıma kapattı.

2 dakika sonra odaya gelen Esma üzerine bu sefer beyaz bir tişört altına ise mini şortlardan giymiş bir halde geçip karşıma yine dizlerini kendisine çekip oturdu ama bu sefer şort giydiği için külodunu göremiyordum. “Siyahtan mahrum kalacaksınız sanırım” deyip hınzırca sırıttı. “Siz öyle diyorsanız” diye cevap verip Esma’yı süzmeye devam ettiğimde çok emin olmamakla beraber sutyen takmadığını hissettim. Muhtemelen bavulunu iç çamaşırlarını değiştirmek için istemiş ama ben sadece tangayı verince o kızgınlıkla ikinci defa sutyen isteyemediği için içine sutyen takmadan sadece beyaz tişört giymişti.

Tekrar neşeli bol kahkahalı sohbetimize geri döndük ama içinde sutyen olmadığı için kahkaha atarken sallanan memeleri beni çok azdırmış zaten kalkık olan sikim artık pantolonumdan çıkmak için zorlamaya başlamıştı.

– “Siz orada rahat mısınız isterseniz yatağa oturun” deyince, bunun bir teklif olduğunu umut ederek kalktım yatağa Esma’nın hemen yanına oturup bacaklarımı da uzattım. Kalkan sikim şimdi daha çok belli oluyordu pantolonumun önünde. Artık Esma’yla aramızda çok küçük bir mesafe vardı. Dudakları dolgun ve çok güzel görünüyordu. Bende de atık iyiden iyiye hareketlenmeler başlamış, hatta kalkan sikimden gelen zevk sularından boxerimin ıslandığını hissediyordum.

– “Sigaramız da bitti” deyince kalkarak masadaki paketimden bir sigara çıkardım. Ona ikram ettim. Bir sigara bir kadında ancak bu kadar seksi durabilirdi, artık cinsel isteğim şarap etkisiyle doruktaydı. Esma halen konuşuyordu, elinde şarap kadehi, dudaklarında sigara manzara muhteşem. Yavaşça şarap kadehini aldım elinden, Esma aniden konuşmayı kestiği için sessizleşti ortalık. Kadehi masaya bıraktım. Neler olacağını anlamaya başlayan Esma “Orhan Bey” diye konuşmaya başlayacakken yavaşça dudaklarımı yaklaştırdım. Bu hareketimden sonra O da aynı şekilde dudaklarını yaklaştırmıştı ve dudaklarımız birbirini buldu Esma’yla. Ağzını aralayıp dudaklarımı kabul etti, saçlarını okşamaya başladım bir yandan da alt dudağını delice emiyordum Esma’nın. Bir süre dudak değişimleriyle öpüştükten sonra sarıldım ona, yavaşça altıma aldım, halen öpüşmeye devam ediyorduk. Çok romantik bir öpüşmeydi, Esma altımda sırtımı sıvazlıyordu.

Giydiği beyaz tişörtü yandan tutarak aşağı çektim yavaşça. Omuz başına öpücükler koymaya başladım, bu sırada ellerim boş durmuyor, giydiği mini şort sayesinde tamamen açıkta olan bacaklarını okşuyordum. Gitgide rahatlayan Esma bacaklarını iki yana açtı kıyafetlerimizin üzerinden kalkmış olan sikimi onun kabarmış olan amına bastırmaya başlamıştım ki, telefonum çaldı. Esma, “Orhan Bey” telefon deyince “Boş ver telefonu, anın büyüsünü bozmayalım” dedim, ama Esma rahatlığını kaybetmişti. Telefon ısrarla çalıyordu, ben de arayanı merak etmeye başladım. Kalktım, cebimden telefonumu çıkardım baktım karım arıyordu. Açıp karıma uyuduğumu yetişemediğimi söyledim.

Ben telefonla konuşurken Esma o sırada kalktı yataktan, hemen banyoya koştu. Lanet olsun, tüm anın büyüsü kaçmıştı. Telefonu kapatınca kalktım, banyoya gittim. Esma ağlıyordu. “Ne oldu Esma” dedim. ”Lütfen Orhan Bey gidin bu olmamalıydı, ne olur gidin” dedi. Konuşmaya sakinleştirmeye çalışsam da ne yapsam fayda etmedi. En son “Orhan çık dışarı” diye bağırınca çaresiz banyodan ve odasından çıktım. Odama gittim. Olanları düşünecek halde değildim, hemen bir duş alıp uyudum. Ertesi gün saat 08:00de Esmayla önceden sözleştiğimiz gibi kahvaltıya indik. Esma da, ben de takım elbiseyleydik. Kahvaltılarımızı yerken çıt çıkmıyordu ikimizden de. Hiç yüzüme bakmıyor gözünü önünden ayıramıyordu Esma. Neyse, kahvaltı faslı bitti, arabaya binerek şirkete gittik. Esma ile beraber toplantıya geçtik. Toplantıda son kararlar alındı ve imzalar atıldı. Resmen ortaklığı kurmuştuk. Yöneticilerden biri, “Orhan Bey, ortaklığımızı kutlamak için bu akşam bir yemek düzenledik, katılımınızı bekliyoruz” dedi, “Memnuniyetle” diye cevap verdim.

Şirkette işimiz bitince, Esma’yla arabaya bindik. Bütün gün toplantı da dâhil tek bir kelime bile konuşamadık Esma ile. Otele geldik Esma direk odasına yöneldi. Arkasından seslendim duymamazlıktan geldi tekrar daha yüksek sesle seslendim “lütfen beni dinle” dedim, “burada olmaz, odaya gidelim” dedi. Hemen onu takip etmeye başladım, ben onun odasına gideceğimizi düşünürken benim odama yöneldi, akşam olanlardan sonra tekrar odasında yalnız kalmak istemiyor muydu acaba? Odamın kapısını açtım, arka arkaya içeri girdik. Esma çantasını, pardösüsünü, her şeyi yere bıraktı ve gidip koltuğa oturdu.

Gözlerini bana dikti ve araya mesafe koymak ister gibi “Orhan bey sizi dinliyorum ne söyleyeceksiniz lütfen acele edin odama dönmek istiyorum çok yorgunum” dedi. Belli ki yanımda fazla kalmak istemiyordu. Bende yavaşça ceketimi çıkardım, geçip karşısına oturdum bana bakmak istemiyor gözlerini yerden ayırmamasına rağmen konuşmaya başladım “Esma, ben çapkın bir adam değilim. Yani dün gece yaşananlar kesinlikle planlı değildi, seni yatağa atmak gibi bir niyetim yok. Şarabın ve ortamın etkisi ile aniden gelişti, tutamadım kendimi. 3-4 gündür öyle kibar, öyle içten öyle yakın davranıyorsun ki bana etkilenmemeyi başaramadım hem de” dedikten sonra biraz duraksadım ben sustuğumda kafasını kaldırıp yüzüme sorar gibi baktı “hem de eşimle uzun zamandır aramız iyi değil yaklaşık 1,5 aydır beraber olmadık çok üzgünüm” dedim. Bu son cümle doğru olmamasına rağmen o anda ağzımdan çıkıvermişti.

Esma söylediklerimi dinlemek istemiyor havasında olsa da son söylediklerimle ilgisi çekmeyi başarmış konuşmaya başlamasını sağlamıştım; “Orhan (artık bana bey diye hitap etmiyordu) ben de çok etkilendim senden ama sen evlisin, üstelik bu öğlenden itibaren patronum da oldun. Yani, ben evli bir erkekle beraber olamam. Dün akşam bende senden etkilendim, inan çok çekicisin, ama artık hem patronum hem de evli olduğun için dün geceyi unutalım lütfen” dedi. Sözlerini bitirdikten sonra yavaşça yanına oturdum, teselli etmek istercesine saçlarını okşamaya, saçlarıyla oynamaya başladım. Kulağına hafif hafif nefesler veriyordum, gözlerini kapadı bir iç çekti. Onunda istediği her halinden belliydi ama kendisine hâkim olmaya çalışıyordu.

“Esma çok etkileyicisin, güzelsin, alımlısın, seksisin, içtensin beni çok etkiliyorsun, senin karşında kayıtsız duramıyorum kendime hâkim olamıyorum” diyerek fısıldamaya başladım. “Orhan, yapma” demesine fırsat vermeden boynundan usul usul öpmeye başlamamla beraber kendini bana bıraktı. Artık ok yaydan çıkmıştı, ne olacaksa olsun deyip boynundan aşağı doğru öperek inmeye başladım, onu kışkırtmaya çalışıyordum, O’da daha fazla dayanamadı elleri ile kafamı yanaklarımdan tutup yukarı yüzüne doğru çekti ve dudaklarımı dudaklarına yapıştırdı. Tekrar öpüşmeye başladık, sulu sulu, ıslak ıslak. Artık o ürkek temas ve naif öpüşmeler gitmiş, vahşi, arzulu, aceleci hoyrat bir şekilde birbirimizi öpmeye, salyalarımız birbirine karışırcasına dudaklarımızı resmen yemeye başlamıştık. Elim önü ilikli olan ceketinin düğmelerine gitti, bir çırpıda çıkardım ceketini. O da benim gömleğimin düğmelerini açmaya uğraşıyordu ama açmaya çalışmayı denemeyi bırakıp elleriyle iki yana sertçe çekerek, düğmeleri kopararak gömleğimin önünü açtı.
Yavaşça çenesine ufak ısırıklar atmaya başladım, bunun üzerine Esma, “Orhan dayanamıyorum sana” diye inlemeye başladı. Çenesinden aşağı çatalına doğru inip üstten memelerinin arasına küçük dil darbeleri atıyordum. Gömleğini de bir çırpıda çıkarıp fırlatıp attım odanın bir köşesine. Artık sadece altında giymiş olduğu takımın tam diz altında biten eteği, ayaklarında seksiliğine seksilik katan stiletto ayakkabıları, üzerinde ise favori rengimiz olan kırmızı meme uçlarını gösteren şeffaf bir sutyen vardı.

Yavaşça tekrar sarıldım ve altıma aldım, dün geceki senaryo aynen benim odamda yaşanıyordu şimdi tabi daha tutkulu bir şekilde. Çok ateşli bir şekilde sanki biraz sonra kapıdan birileri girip bizi birbirimizden ayıracaklarmışçasına hızlı hızlı sevişiyorduk Esma’yla. Parfümü beni delirtiyordu beni. Henüz göğüslerine direk temas etmemiştim ama şeffaf sutyen üzerinden meme uçlarını emebiliyordum. Oldukça iri olan meme uçları benim ufak dil darbelerim ve minik ısırıklarımla birer düğme gibi dimdik olmuş Esma ise aldığı hazzın etkisi ile kısık bir sesle inlemeye başlamıştı.

(hikaye tamamen kurgusal, gerçekle bir alakası yoktur)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir