Abimin Kirli Çamaşırları

Voyeur Sex

Abimin Kirli Çamaşırları
Biz iki kardeşiz. Ben Murat, on dokuz yaşındayım. Benden sekiz yaş büyük bir de Alper abim var. Aramızda bu kadar yaş farkın olmasının nedeni, abim doğduktan sonra babamın Suudi Arabistan’a inşaatlarda ustalık yapmaya gitmiş olması. Neyse, bundan iki yıl kadar önce bizim yan apartmana, bizim katın hizasındaki daireye yeni evli bir çift taşındı. Adlarını sonra öğrendiğim otuzlu yaşlardaki Kerem abi ve eşi Leyla abla, o zamanlar yeni evlenmişlerdi. Kerem abilerin yatak odasıyla benim yatak odamın pencereleri birbirine bakardı. Genellikle perdeleri kapalı olduğundan pek bir şey görülmezdi ama yatak odalarını merak ederdim. Yeni evli oldukları için abim “Ulan şimdi o evde ne sikiş dönüyordur ha!”, diyerek henüz hiçbir seks tecrübesi olmayan beni epeyce meraklandırmıştı bu konuda. Bazen odamın tül perdesinin arkasından odalarını dikizler, boşu boşuna kalın güneşliklerin arkasında olan bitenleri hayal etmeye çalışırdım.

Abim, üniversiteye başladığı sene vücut geliştirmeye de merak sarmış ve spor salonuna kaydolmuştu. Babam biraz ince yapılı olduğum için beni de göndermek istiyordu ama ben herkesin içinde giyinip soyunmaktan, duşa filan girmekten çekindiğim için hiç istemiyordum. Oysa abim zaten salonda duş almıyor, eve terli terli dönüyordu. Abim çok azimliydi, kullandığı takviyelerle filan iki sene içinde ciddi anlamda kas yaptı. Beslenmesine de çok dikkat ediyordu. Abim üniversitenin ikinci senesinde lap top da almıştı. İnternetten sürekli vücut geliştirme sporu yapanların resimlerine bakıyorduk. İşte o zamanlarda bu fotoğraflara bakmak beni abimden daha farklı etkiemeye başladı. Abimin de güzel bir vücudu vardı ama hiç ilgimi çekmiyordu diyebilirim. Bazen geceyarısı ben uyurken lap topunu alıp odama gelir, pencerenin önündeki masama koyup kulaklıklarını takar, porno izleyerek otuzbir çekerdi. Odam evin en uzak ucunda olduğundan ancak böyle rahat ediyordu. Bazen pencerenin kenarındaki sandalyeden kalkıp otuzbir çekerken aletini lap topunun kamerasına doğru tuttuğu olurdu. Karanlıkta lap top ekranının ışığıyla idare eder, odanın ışığını da açmazdı. Bir kez ne yaptığını anlamak için başımı kaldırıp baktığımda, yirmi santimlik aletini neredeyse kameraya sokuyordu. “Senin ağzını yüzünü sikerim piç, dön arkanı yat zıbar”, dedi. Bir daha da bakamadım.

Bir gece abim arkadaşlarında kalınca fırsat bu fırsat diyerek, annem ve babam yattıktan sonra abimin lap top’ını alıp odama getirdim. Şifresini biliyordum, kız arkadaşının adı yani Seren1907’ydi şifresi. Lap top’ı masama koyup açtım, amacım abimin indirdiği kaslı adamların fotoğraflarına bakarak otuzbir çekmekti. Fotoğraflara bakarken dışarıdan gelen bir sesle birden gözüm dışarıya kaydı. Karşı pencerede perde aralanmış, cam açıktı. Kerem abi yatak odalarındaki abajurun ışığında giysi dolabının karşısına geçmiş ayna da kendisine bakıyordu. Abajurun ışığında kıllarla kaplı mantar başlı heybetli aletini sağa sola sallayarak göğüslerini ve karnını okşuyordu. Anında sertleşmiştim, lap top ekranını unutmuş bütün dikkatimi beni hipnotize eden bu yarrağa vermiştim. Fakat daha net görmek istediğimden tülü hafifçe kaldırıp bakmaya başladım. “Kerem abi evde yalnız heralde”, diye düşünürken odaya kafasında havluyla çırılçıplak giren Leyla ablayı gördüm, duştan yeni çıkmıştı. Yürürken göğüsleri hopluyordu, Kerem abinin yanından geçerken kocası kalçalarını avuçladı. Kadın koşarak perdenin arkasında kalan yatağa atladı. Bu sırada heyecandan başımı pencerenin camına gürültüyle vurunca hemen başımı eğdim. Birkaç saniye bekledikten sonra yavaşça başımı kaldırdım ve Kerem abinin bana göz kırparak yatak odasının camını kapatıp perdeyi kapattığını gördüm.

İki hafta sonra apartmanın otoparkının duvarına oturmuş telefonumda oyun oynarken Kerem abi yanıma yaklaşıp: “Yardım eder misin bana abisi? Şunları eve çıkarmam gerekiyor”, dedi arabasının bagajında market torbaları vardı. Beraber torbaları bagajdan alıp eve çıktık. Ben kapıdan torbaları verip dönecektim ki, “Gel bir şey konuşucam senle”, dedi. O anda biraz panik oldum, evlerini röntgenlediğim için ağzıma sıçacağını düşünüyordum. “Al bu parayı dedi”, bana 20 lira uzatarak, “kendine bir şeyler alırsın”. Ben parayı elinden alacakken para yere düştü. Ben eğilip parayı almaya çalışırken bir eliyle kapıyı iterek kapattı, öteki eliyle de kafamı tutup pantolonun önüne bastırdı. Sikinin sertliğini yanağımda hissediyor, taşaklarının mis gibi kokusunu içime çekiyordum. Kapıyı ittiği eliyle fermuarını açıp donunun üzerinden iyice sertleşmiş aletini yüzüme ve ağzıma sürdü. Utançta kıpkırmızı olmuştum. “Geçen gün bunu pencereden gördüğünden beri canın çekiyor değil mi?”, diye sordu Kerem abi. Beni dövüp kapıya atacağına emindim, sessizce dayak yemeyi bekliyordum.

Penisinin mantar başıyla dudadklarımın arasında sadece bir kumaş parçası vardı. Taşaklarının kokusuyla büyülenmiş gibi donunun üzerinden tadını almak için donuna dilimi dokundurdum. “Acıkmışsın…”, dedi Kerem abi, “Seni taşınırken ilk gördüğüm gün anlamıştım senin yumuşak bir çocuk olduğunu. Senin gibileri tanırım”. Nefes alış verişim hızlanmıştı, yüzüm kıpkırmızıydı ama yüzümü taşaklarına bastırıp daha da koklamamak için kendimi zor tutuyordum. “İlk defa olacak değil mi? Şimdi donumu sıyırıp da şu etli kafası ağzına almak için neler vermezdin ki… Kokusu seni çıldırtıyor biliyorum, hiç yalan söyleme”, dedi. Utançtan sadece yere bakabiliyordum. Çenemi tutup başımı kaldırdı, “Onu sana vereceğim ama bir tek şartla…”, dedi. İçimden bir ses, “Dile benden ne dilersen Kerem abi”, diyordu, “Senin için her şeyi yaparım”. Artık bedenimin kontrolünü yitirmiştim, sanki onun elleriyle oynattığı bir etten kukla olmuştum.

“Bana o kas yığını abinin donunu getireceksin”, dediğini duydum ama duyduklarımı anlama konusunda problem yaşıyordum o andaki heyecandan. “Çekmecesindeki temiz donlardan değil, spordan geldiğinde çamaşıra attığı terli donunu getireceksin. Adı ne abinin?”. “Alper”, dedim. “Demek o kaşı pencerede lap top karşısında otuzbir çeken boğanın adı Alper ha, güzel isim. Ne dediğimi anladın mı?”, diye bir kere benden abimin çamaşıra attığı donunu ona getirmemi Kerem abi. “Bana telefon numaranı ver…” “0532 610 17…”, dedim. “Tamam, ben sana ne zaman getirmeni istediğime dair mesaj atıcam, sen de o gün getirirsin. Beni de telefonuna Kerem abi diye kaydet. Haydi şimdi git, Leyla ablan da işten dönmek üzeredir şimdi.” Ben burnumda hala Kerem abinin erkekliğinin baharatlı kokusuyla merdivenlerden inerken az önce yaşadıklarımın gerçek olup olmadığını sorguluyordum. Hayal mi gördüm diye telefonumu çıkardım, Kerem abiden gelen ilk mesajı gördüm. “Bu telefonu kaydet, ben K”. O gece rüyamda Kerem abinin yatağıma gelip yüzümü kucağına bastırdığını, bana penisini emdirdiğini gördüm.

Birkaç gün sonra Kerem abiden bir mesaj daha geldi: “Bugün teslimatı yapacaksın. Eve gelir gelmez duşa girip çıktıktan sonra, banyoyu kontrol et. Sonra alıp doğruca bana getir. Evde yalnızım. K”. Abimin spordan eve dönmesini sabırsızlıkla beklemeye başladım. Abim tam eve geldiğinde annem beni markete yolladı aksi gibi. Alışverişi bitirip döndüğümde abim duştan çıkmıştı. Koşa koşa banyoya gittim, çamaşır sepetine baktım ama oradaki donlardan hiçbiri terli ya da ıslak değildi. Sonra hatırladım, abim kirli çamaşırları odasında bırakıp beline havluyu dolayıp öyle duşa giriyordu. Evet aptalcaydı ama tam olarak yaptığı buydu. Odasına girdiğimde yarı çıplaktı. “Destur!”, dedi, “Ne dalıyorsun lan odama yarrak gibi?” Yerde yatan kirli donu gözüme çarptı. “Abi… seni annem çağırıyor, mutfakta üst raftan bir şey isteyecekmiş”, dedim. “Ulan spor salonuna gide gide evde mutfak merdiveni olduk”, diyerek odadan çıktı. Yerden donunu kaptığım gibi odama koştum. Onu sırt çantama tıktığım sırada abim içeri daldı. “Lan göt! Sen benle kafa mı buluyorsun, annem çağırmamış ki?”, dedi. “Ben yanlış duydum o zaman”, dedim. “Kulağını sikeyim senin!”, diyerek gitti.

“Arkadaşlar çağırıyor!”, diyerek kapıdan tüydüm, soluğu Kerem abinin kapısında almıştım. Kerem abi beni içeri alıp, “Ver hadi!”, dedi sertçe. Çantamdan abimin terli donunu çıkarıp ona uzattım. Kokladı ve yüzüne esrar çekmiş gibi bir gülüseme yayıldı. “Diz çök!”, dedi. Hemen dizlerimin üzerine çöktüm. “Aç ağzını!” Pantolonunun önünü açıp donundan aletini çıkarıp açık bekleyen ağzıma itti. Dilim etine değdiği o ilk anda yaşadığım heyecan ve zevk patlamasını anlatamam. Dudaklarım mantar başının etrafına yapışmıştı adeta. “Ahhh ısırma!”, dedi, “Tamam acıkmışsın ama sakin ol çocuk”. Ben aletini daha da derin almaya çalışırken o da sırtıma doğru eğilip ensemden bastırdı. O enfes kokulu taşakları alt dudağıma değerken burnum sikinin kıllarına gömülmüştü. “Isırma! Yavaş! Hafifçe em!”, diyordu ama hem heyecandan, hem de ilk oral seksim olduğundan dişlerim yarrağının etine batıyordu arada. Öne doğru iyice eğilerek pantolonumun içine eline soktu. İşaret ve orta parmaklarıyla deliğimi okşuyor, “Aaaahhh, aaahhh”, diye inliyordu ben emerken. Kerem abiyi zevklendirmek çok hoşuma gitmişti. Bir ara emerken başımı kaldırıp yukarı baktığımda yüzüne abimin çamaşırını geçirdiğini gördüm. Abimin kokusu da onu çıldırtıyor olmalıydı. “Boşalıyorum!!!”, dedi aniden ve ensemden bastırarak bütün döllerini bana yutturdu. Nefisti tek kelimeyle.

Sonraki buluşmamızda Leyla abla yine ablasını ziyarete gitmişti. Beni yatağa yatırıp başımı aşağı salarak gırtlağımı sikerken yine yüzünde abimin terli bir başka iç çamaşırı vardı. Aleti boğazıma kadar inerken o da deliğimi okşayıp kalın baş parmağıyla parmaklıyordu. “Sen hiç sikilmedin değil mi?”, dedi bana. “Hayır”, dedim. “İstersen sikerim”, dedi, “Çok zevk alırsın eminim”. “Evet lütfen Kerem abi, hemen şimdi siker misin?” “Hak ettin mi sikilmeyi sence?”, diye sordu hemen. Ona bunu bilmediğimi söyleyince. “Abinin otuzbir çekerken boşaldığı her neyse onu istiyorum”, dedi, “Nereye boşalıyor?” “Sikine o gün giydiği spor çorabını geçirip ona boşalıyor galiba”. “Tamam, istiyorum onu”, dedi Kerem abi, “Ne zaman olursa artık, onu aynı gün getirmen zor ama taze taze getirmeni planlayacağız. Senin de abini bu konuda gaza getirmen lazım”. “Nasıl?” Çalışma masasının çekmecesini anahtarla açıp birkaç yabancı porno dergi çıkardı. “Bunları al, sana mesaj atacağım günün akşamı ona göstereceksin. Bunların arkadaşına ait olduğunu, ertesi gün geri vereceğini söyle. Muhtemelen o akşam otuzbir çeker… Sonra da gece herkes yatınca bana geleceksin”. “Yapamam Kerem abi!”, dedim. “Yaparsın canım, merak etme, bu göt sikilmek için her şeyi yapar”.

Kerem abinin mesajı bir hafta sonra akşam saatlerinde gelmişti: “Operasyon bu gece. Bekliyorum”. Kısa ve öz bir mesajdı. Kerem abi tarafından sikilmeyi çok istiyordum, o nedenle dediklerini yapacaktım. O gece abimin odasına gittim. “Abi bak bunları sınıftan arkadaşım Cenk verdi”, diyerek porno dergileri masasına koydum, “Ama yarın geri götürmem şart. Babasının çekmecesinden almış, hemen yerine koyması lazım… Bu gece istersen sen de bir göz at”. Abim dergilerden birini alıp sayfalarını çoktan çevirmeye başlamıştı. “Hadi sen odana git…”, dedi Apler abim, “İşim bitince alırsın”. Otuzbir çekeceğine emindim. Sabırla beklemeye koyuldum. Abim otuzbir çektikten sonra cenabet dolaşmayı sevmediğinden hemen duşa girerdi. “Ben banyoya giriyorum anne, işin var mı banyoda!?”, diye bağırdığında sinyali almıştım. O banyoya girip anahtarı çevirir çevirmez odasına girdim, dergileri alıp sırt çantama attım. Sonra da yatağın altındaki tek çorabı farkettim. Bir poşetin içine atıp onu da çantaya attım. Annemle babam salonda bir tartışma programına dalmışlardı. Usulca kapıyı açıp çıktım. Sonradan anahtarı almadığım geldi aklıma ama artık yapacak bir şey yoktu.

Koşa koşa gidip Kerem abinin kapısını çaldım. Hemen içeri girdim. “Halletin mi?”, dedi. Evet anlamında başımı sallayınca beni kucaklayıp yatak odasına taşıdı. “Aferin sana! Sen harikasın, benim ikinci karım olacaksın bu akşam”. Ben yatağın ayak ucuna doğru göğsümün üzerine uzanıp, ayakta duran Kerem abinin yarı sert sikini emmeye ve yalamaya başladım. Kerem abi çantamı açıp içinde abimin sperm dolu çorabının olduğu torbayı çıkardı, torbayı açıp derin bir nefes çekti: “İşte bu!”, dedi, “Harika”. Elini torbaya sokup çorabı çıkardı, çorabı ters çevirdiğinde henüz kumaşı spermin tamamını ememişti. Ağzına götürüp Alper abimin spermlerini iştahla yaladı Kerem abi. Daha sonra abimin kirli çorabını emerek kumaşın emdiği spermleri de yedi. Kerem abinin aleti ağzımın içinde taş gibi olmuştu. Sırtıma doğru uzanıp bana bir süre daha masaj yaptıktan sonra başımı yatağın baş ucuna doğru çevirip bacaklarımı omuzlarına aldı. Kalın parmaklı elini ağzıma bastırarak koskoca organının kafasını içime batırdı. Hayatımda hiç bu kadar canım yanmamış ama aynı zamanda bu kadar da zevk almamıştım. “Ohhhh bekaretin uçtu gitti şu anda”, dedi.

Bekaretimi Kerem abi gibi bir adama verdiğim için hiç önemi yoktu. Damarlı sapı kanırta kanırta içime kayarken kalçalarımı tokatlayıp okşuyor, bazen aletinin sapından tutarak daha da bastırıyordu. Bir süre sonra da üzerimde “Ahhhh! Ahhhh!”, diyerek sikmeye başladı daha önce hiç sikilmemiş körpe deliğimi. Öyle çok zevk alıyordum ki “Kerem abi nolursun içime boşal!”, dedim. Kerem abi hiç duymamış gibi penisini deliğimden çıkarıp kalçalarıma attırmaya başladı. O da güzel bir duyguydu. “Neden içime gelmedin abi?”, dedim. “Sence hak ettin mi bunu Murat?”, diye sordu kalçalarıma damlayan döllerini parmaklarıyla ağzıma uzatıp bana yedirirken… Böylece Kerem abinin bütün isteklerini yaptım, benden daha neler istedi neler ama bunları yazamayacak kadar utanıyorum. Kerem abiyle hala görüşürüyoruz. Ne de olsa artık ikinci karısı oldum. Tabi Leyla abla evde yokken görüşebiliyoruz sadece… Bu arada o gece eve nasıl döndüğümü merak ediyorsanız, anahtarlarım olmasa da telefonum yanımdaydı, kapıyı abime açtırdım. “Abi Cenk dergileri almaya geldi de onları verdim, babası durumu çakozlamış da…”, diye yalan söyleyerek. Abimin derdi başkaydı tabi: “Lan siktir ya!”, dedi, “Okula gitmeden önce bir posta daha asılacaktım sabah erkenden be offf!”…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir